|
Hakkımızda
Basında İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Darülfünun'dan Günümüze Üniversite Yayıncılığı ve Yaşamı
Dünden Bugüne Türkiye'de Yayıncılık ve Üniversite Yayıncılığı
|
 |
|
|
Bundan beş yıl önce yeni kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları olarak TÜYAP Kitap Fuarı'na katılma kararı aldığımızda, yayıncı deyimiyle "tezgâhımızda" sadece üç tane kitap vardı. Bunlar değerli Attila Sönmez'in Doğu Asya Mucizesi ve Bunalımı, sevgili Toktamış Ateş'in defalarca basılmış ama 2000 yılının sıcak yaz aylarını kitaba görsel malzeme arayarak geçirip, yeni baştan yayına hazırladığım ve "süslediğim" Türk Devrim Tarihi ile hocaların hocası Gülten Kazgan'ın Küreselleşme ve Ulus Devlet adlı kitaplarıydı. Topu topu üç kitapla katıldığımız bu fuarda bugün yüzyirmi kitap ve üç dergiyle yeralmak, bir başarı sayılabilir mi?
Elbette ki bunun takdirini biz yapacak değiliz. Ama geldiğimiz noktada, akademik yayıncılıkta önemli adımlar attığımızı, bugüne kadar varolan anlayışın dışına çıkarak iyi örnekler verdiğimizi söylemek mümkün.
Sergileri, sempozyum, konferans ve panelleri, yayıncılık kurultayıyla birlikte İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları'nda yaşadığımız bu süreç, bizlere Türkiye'nin yayın dünyasında daha farklı alanların da varolabileceğini, bunların genişlemesi halinde ülkemiz yayıncılığında önemli adımlar atılabileceğini gösterdi.
Bu süreç içinde gerçek anlamda yayıncılık faaliyetinin hiç de kolay olmadığını, bir kitabı okura sunmanın meşakkatli yollardan geçmesi gerektiğini, kendi payıma bir kez daha anlamış oldum. Altmışlı yıllarda kurşun ve mürekkep kokuları arasında başlayan, artık kurşun kokusunun kalmadığı, mürekkebin de da eskisi gibi kokmadığı bugünlere ulaşan biri olarak hala çok şeyi heyecanla öğrendiğimi söyleyebilirim.
Bununla birlikte yayıncılığımız tüm gelişmelere rağmen hala altmışlı yılların heyecanına ulaşamadı, okur sayısındaki artış ise niteliksel bir özellik taşımıyor. Evet, kitapların tanıtımı 'billboard'larla yapılıyor, süpermarketlerde meyva ve sebzenin yanında kitabın da satıldığını görüyoruz, otobüs garlarında, havaalanlarında daha çok kitap standı var. Belki büyük şehirlerde kitabevlerinin sayısı da arttı ama Anadolu'da kapanan kitapçılar var.
Bunun yanısıra üniversite yayıncılığımızda da önemli gelişmeler olduğunu söyleyemeyiz. Devlet üniversitelerinde yayıncılık hala klasik yöntemlerle yürütülmekte, kitaplar ve dergiler üniversitenin satış yerlerinin dışında bulunmamakta; üniversite dışında sadece öğretim üyelerinin ders kitaplarını basmakla yetinen yayınevleri ise nasıl olsa belli bir "pazar" var diye, tasarımdan, baskıya ve kağıda kadar her türlü özensizliğe devam etmektedir.
Ancak işin vahim yüzü ise üniversitelerimizdeki bilgi üretiminde düğümleniyor. Hiç şüphesiz son yıllarda bilimsel yayın sıralamasında ilerlemeler görülmekteyse de, bu yayınların nitelik olarak belirli bir düzeyi aştığı söylenemez. Kaldı ki, bunların genellikle İngilizce yazılmış olması bilimsel alanda Türkçe literatürün gelişmesinin önünde bir engeldir. Özellikle sosyal bilimlerde Türkiye'deki bilgi performansının yükseltilmesi ve Türkçe yayınların desteklenmesi çok önemli olup, yayınevi olarak bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu belirtmek istiyoruz.
Bugün salt bilimsel makale açısından baktığımızda bile üniversitelerimizdeki toplam öğretim üyesinin sadece yüzde 10'u makale üretip, yayımlamaktadır.
Peki diğerleri niye bilgi üretiminin dışında?
Fahri Aral
Istanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları Yayın Kurulu
Prof.Dr. Mete TUNÇAY Prof.Dr. Murat BELGE Prof.Dr. Aydın UĞUR
Oğuz ÖZERDEN Fahri ARAL
İnönü Cad. No.28 34387 Kuştepe Şişli İstanbul
Satış Dağıtım : / (212) 311 6000 / 217 2862
Fax : / (212) 347 1011
Yayın : / (212) 311 6000
|
|